[animate output image]

SÜLÜN OSMAN TAKTİĞİ

14:56:41 | 2020-02-24

Sülün Osman, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en ünlü ve komik dolandırıcısı… Ha Sülün Osman’ın dolandırıcılığını dinlemişsiniz, ha Nasrettin Hocayı.

Kimine galata köprüsünü satmış kimine saat kulesini satmış, kimine de Beyazıt Meydanını…

Evinde kiracı olarak oturduğu durmadan zam isteyen açgözlü ev sahibini dolandırmış, kiracısı olduğu evi evsahibine tekrar satmış.

 

Güney Zobu  veya alemdeki adı ile Raki.  General bir babanın çocuğu…  Londra’da yaşamını süren Kuzey Zobu’nun kardeşi. Sanatçı Melike Zobu’nun babası.   Bu kadar seçkin bir ailenin çocuğu olan Raki nedense kendini farklı bir kulvara atmış, azınlıkları ve dolarla iş yapan yabancıları dolandırıyor.

Onun da uzmanlık alanı çift kapılı binaları kullanmak.

Doların alım satımının yasak olduğu zamanlarda dolarları yüksek kurla bozdurmayı vaad ediyor, aldığı dolarların sahiplerini  ön kapıda bekletiyor, arka kapıdan sıvışıp gidiyor.  

 

Las Vegas dünyanın kumar merkezi. Başkenti de denilebilir.  Malum, Casino türü kumarhaneler her türlü hileye hurdaya karşı gelişmiş teknik cihazlarla korunurlar.

Öyle ki oyuncuların yüz ifadeleri, kalp atışları, parmak hareketleri, çakmak kullanışlarına kadar her türlü olası hileye karşı geliştirilmiş cihazları vardır.  Cihazları ne kadar gelişkin olursa olsun bizim Türk kumarcılarına Las Vegas’ın cihazları işlemedi. Uzman dolandırıcımız Ayşe Benli, beş arkadaşı ile Las Vegas'daki  kumarhanelerini bir gecede iki milyon dolar dolandırarak ABD’nin soyan alemini soyarak yeraltı dünyasını karıştırmış. 

Kumarhane yönetimi hileyi bulamadığı için Nevada Şans Oyunları Denetleme Kuruluna bile başvurmuşlar, ama onlar da hileyi çözememiş.

 

Yakın tarihlerin dolandırıcısı Selçuk Parsadan. O dönemin Başbakanı Tansu Çilleri dolandırıyor.

Necdet Öztorun’un adını kullanarak, örtülü ödenekten 5.5 milyar lirasına püf diyor.

 

Daha da yakın tarihin Tosuncuk lakaplı dolandırıcısı Mehmet Aydın. Çiftlik Bank oyunu sayesinde vatandaşları kandırıp Bursa’da yaptırdığı göstermelik bir çiftlik vitrininde  yüksek kar dağıtma vaadiyle yaklaşık 100.000 kişiye yakın kişiden 500 milyon (trilyon) lira para topladı, elveda Türkiye deyip yurt dışına kaçtı.

Rivayetlere göre şimdi Uganda’da.

 

Eskiden dolandırıcılığın da bir raconu vardı.  

Ahlakı vardı.  

Ne Sülün Osman, ne de Raki ne fakir fukarayı soymuşlar, ne de devleti…

Daha sonra yasal bankerler türedi. Şaşalı reklamlarla bir alıp iki vereceğiz çok kişinin emekli paralarını iç ettiler.

 

Bu dolandırıcıları araştırırken birden aklıma takıldı, acaba gazetecilik adı altında yapılan dolandırıcılık var mıydı?

Edindiğim bilgilere göre Almanya’daki ünlü bir gazetenin ödüllü muhabirinin kişisel banka hesabı üzerinden “Türkiye’deki yetim Suriyeli çocuklara yardım etmek için” bağış toplama teşebbüsü olmuş.

Zarrap davasında bir kadın gazeteci dolandırıcı çıktı diye bir haber var ama o da açılmıyor. Bilgiler yok edilmiş. Habere bastığınızda Error yazılı bir boş bir sayfa çıkıyor.

 

Doktor kılığında, polis kılığında, albay kılığında dolandırıcılar var ama nedense gazeteci kılığında dolandırıcıya rastlayamadım.

Demek ki gazetecilik kılığında kimse dolandırıcılık yapmaya kalkmamış.

 

Fakat dünkü haberimizi yapmak hiç kolay değildi.

Geçmişin ileri gelen diye bilinen bir kişi gariban bir kişiyi seni işe sokacağım diyerek nüfus ticareti adı altında aldatıldığını iddia edilmişti. Gösterdikleri belgeler söylediklerini teyit ediyordu. Zaten bu dolandırıcılık gazetecilik âleminden vatandaşa kadar taşmıştı.

Gazeteyi kendi üzerine yapmıyor, oraya buraya saldıran yazıları ile ahkam kesiyordu.

O arada da gazeteciyim seni yazarım baskısı ile tuttuğu dükkanı garipten aldığı paralarla malzeme almış.

Yetmemiş kirayı ödememiş.

Elektrik, su ödenmemiş.

Matbaacının parası ödenmemiş.

Taksiciye parası ödenmemiş

Ödenmemiş de ödenmemiş.

 

Yetmemiş kurnazca, olası sorunlardan kurtulmak için gazete patronunu yazı işleri müdürü yaparken kendini de genel yayın yönetmeni yapıyor. Diğer bir gazeteciyim diye ortada gezen birini de yanına ortak almış, köşe yazarı yapmış.

Bu muhteşem ikilinin geçmişini biraz kurcalayınca altından Brezilya’nın Pantalya bataklığından daha pis kokulu bataklık çıkıyor.

 

Beyler, ödeyin garibin parasını…

 

Gazeteciler, içinizdeki dolandırıcıları, şantajcıları, baskı altında reklam toplayan gazetecileri içinizden tecrit ve topluma teşhir etmedikçe bu memlekette gazeteciliği töhmet altında bırakırsınız.

Nasıl ki sayın valimiz 2020 yılını AFYONKARAHİSAR SEVGİ YILI ilan etmişse bizde içimizdeki sahtekârları, gazeteciliğe leke düşürenleri, GAZETECİLİK ADI ALTINDA SOYGUNA ÇIKANLARI TEŞHİR VE TECRİT ETME YILI İLAN EDELİM.

 

 

 

 

 

 

 




ETİKET :  

Tümü