“ÇOCUKLARA BAYRAM YOK”

CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Fethi Açıkel, “2014 yılında 10 çocuktan biri çalışanı olmayan bir hanede hayatını sürdürürken, bugün 6 çocuktan biri çalışanı olmayan bir hanede yaşamaktadır. Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında olan çocuk oranı 27 AB üyesi ülkede % 22,5 iken, ülkemizdeki iki çocuktan birisi yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıyadır. Türkiye 27 AB ülkesindeki çocuk yoksulluğunun % 59 unu tek başına üretmiştir.” dedi

17:05:11 | 2021-04-23

CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Fethi Açıkel, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle, Türkiye’de çocukların sorunlarını ele alan bir çalışma yaptı. AKP iktidarının tutarsız ve özensiz politikalarının, çocukların yaşam koşullarının giderek kötüleşmesine ve müreffeh bir gelecekten mahrum büyümelerine neden olduğunu söyleyen CHP’li Açıkel, Türkiye’nin çocukluğun en güç olduğu ülkeler sıralamasında 180 ülke arasında 59. sırada olmasına dikkat çekti. Açıkel, çalışmasında çocuk işçiliğinden, eğitim alanındaki sorunlara, çocuk yoksulluğundan madde bağımlılığına, pandemideki eşitsizliklerden çocuklara yönelik istismara ve çocuk evliliklerine kadar yaşanan sorunları inceledi. Açıkel, sorunların tümünün sosyal devletin yokluğundan ve empatidenyoksun politikalardan kaynaklandığını; CHP olarak, hiçbir çocuğun aç girmediği bir Türkiye için Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı’nda güçlü bir sosyal devleti inşa ederek, Aile Destekleri Sigortası’nı uygulamaya koyacaklarını söyledi ve çalışmasında partisinin çözüm önerilerini anlattı.
‘Derinleşen Buhran, Çocuklarımızı Yoksul ve Yoksun Bıraktı’
Türkiye’deki her üç çocuktan birisinin maddi yoksunluk içinde yaşamını sürdürmek zorunda kaldığını söyleyen CHP’li Açıkel, maddi yoksunluk içindeki 7,5 milyon çocuğun ise fiziksel, bilişsel ve duygusal gelişimlerini destekleyecek koşullardan mahrum olduğuna ve bu çocukların her iki günde bir proteince zengin besinler tüketememediğine, ısınma ihtiyacının sağlanamadığı konutlarda, faturaların ödenemediği koşullarda yaşadığına dikkat çekti.  
TÜİK verilerine göre dahi, 1 milyon 850 bin çocuğun ailesinde hane halkı sorumlusunun işsiz olduğunu söyleyen CHP’li Açıkel, çocukların içine doğdukları olumsuz koşulların günden güne kötüleştiğini vurgulayarak şu verileri paylaştı: “2014 yılında 10 çocuktan biri çalışanı olmayan bir hanede hayatını sürdürürken, bugün 6 çocuktan biri çalışanı olmayan bir hanede yaşamaktadır. Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında olan çocuk oranı 27 AB üyesi ülkede % 22,5 iken, ülkemizdeki iki çocuktan birisi yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıyadır. Türkiye 27 AB ülkesindeki çocuk yoksulluğunun % 59 unu tek başına üretmiştir.” 
‘Çocuklar, Yaşamak İçin Çalışmak Zorunda Kalıyor’
CHP’li Açıkel, çocukların yaşadığı sorunların başında çocuk işçiliğinin geldiğini ve Türkiye’de çocukların tek adam rejiminin Türkiye’yi mahkûm ettiği zorlu yaşam koşullarıyla çok küçük yaşlarda tanışmak zorunda kaldığını söyledi. Açıkel, Türkiye’de resmi rakamlara göre 720 bin, kayıt dışı çalışanlarla birlikte ise yaklaşık 2 milyon çocuğun, “çocuk” olamadan “işçi” olduklarını ve güvencesiz, kötü koşullarda ve risk altında çalışmak zorunda kaldıklarını vurguladı. Çocuk işçiliğinin, çocuklar üzerinde bir ekonomik şiddet olduğunun altını çizen Açıkel, çocukların hane halkı gelirine katkı sunmak ve kendi ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalarının, en temel hakları olan yaşama, sağlıklı gelişim, beslenme, eğitim gibi haklardan mahrum kalmalarına neden olduğunu söyledi.  
Çalışmak zorunda bırakılan çocukların genellikle tehlikeli ortamlarda, riskli şekilde çalıştığını söyleyen Açıkel, 2019 yılında 78 bin çocuğun, kimyasal madde, toz duman veya zararlı gazlara maruz kalarak çalışmasına, aşırı sıcak/soğuk ya da aşırı nemli/nemsiz ortamda çalışan 93 bin çocuk olmasına ve 46 bin çocuğun kaza riskiyle karşı karşıya çalışmasına dikkat çekti. Bu kötü çalışma koşullarının sonucu olarak; sadece 2020 yılında 14 yaş altında en az 24 çocuğun, 15-17 yaş arasında en az 46 çocuğun yaşamını yitirdiğini söyleyen Açıkel, tek adam rejiminin, çocuk işçiliğini ve çocuk işçi cinayetlerini önlemek için kayda değer hiçbir adım atmamasına tepki gösterdi. 
‘Çocukların Sağlığı Hiçe Sayılıyor, Madde Bağımlılığı İle Yeterli Mücadele Edilmiyor’
Her dört kişiden birinin çocuk olduğu Türkiye’de kadın doğum ve çocuk hastanesi ve yatağı sayısının çok yetersiz olduğunu söyleyen CHP’li Açıkel, Türkiye’de 23 Kadın doğum ve çocuk hastanesinde 3952 yatak varken, 4 tane çocuk hastanesinde 1409 yatak bulunduğunu 2010’da 7 olan çocuk hastanesi sayısı 10 yıl içinde 4’e düştüğünü yani 22 milyon çocuğumuzun hastalıkları ve sağlığı için ihtisaslaşmış 1500 yatak bile bulunmadığını söyledi. Açıkel, sadece 2019 yılında 232 çocuk intiharı yaşandığını ancak bunun nedenlerinin de araştırılmadığını söyledi. 
Bununla birlikte; madde bağımlılığı sorununun çocuklarımızı ve geleceklerini tehdit eden en büyük sorunlardan biri olmaya devam ettiğini belirten Açıkel, uyuşturucuya başlama yaşının gittikçe düşmesine, 2019 yılı itibariyle yatarak bağımlılık tedavisi gören kişilerin %12’sinin, ilk kez 15 yaşın altındayken kullandığını belirtmesine dikkat çekti. Bu sorun karşısında tedavi merkezlerinin yetersiz olduğunu söyleyen Açıkel, 2019 yılında yataklı tedavi merkezlerine başvuran 17 bin başvurunun %12’sinin 0-19 yaş arasında çocuklar tarafından yapılmış olmasına rağmen çocukların bağımlılık tedavisi için kurulmuş yalnızca 11 adet ÇEMATEM bulunmasının yetersizliği gösterdiğini vurguladı.  
‘Yapboza Dönen Eğitim Sistemi, Çocukları Mağdur Ediyor’
Refah Endeksi’nde Türkiye’nin nitelikli eğitime erişim açısından 2006 yılında dünyadaki 167 ülke arasında 102. sıradayken, 2020 yılında 118. sıraya gerilediği verisini paylaşan CHP’li Açıkel, yapboza dönen sınav sistemi ve eğitim sisteminin, öğrencilere nitelikli, eşitlikçi ve verimli bir eğitim sunamadığını söyledi. Türkiye’nin resmi ortaokullarda ortalama sınıf mevcudu ve Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi parametlerde OECD ortalamasının gerisinde kaldığını söyleyen Açıkel, 2021 yılı Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinde eğitim yatırımlarına ayrılan payın %7,6’da kaldığına, oysa 2002 yılında dahi bu payın %17,18 olmasına dikkat çekti.  
Eğitim alanındaki sorunların Kovid-19 pandemisiyle birlikte derinleştiğini ve Türkiye’de eğitim altyapısındaki yetersizliğin ve plansızlığın gözler önüne serildiğini söyleyen CHP’li Açıkel, Türkiye’de iktidarın bu süreçte çok kötü bir sınav verdiğini ve bunun faturasını çocukların ödediğini söyledi. Açıkel, EBA ile ilgili şu verileri paylaştı: “Sürdürülebilir Yönetişim Göstergeleri Ağı sıralamasında Türkiye, 41 ülke arasında sondan ikinci sıradadır. 6 milyon öğrenci İnternet erişimi ya da cihazları olmadığı için EBA’yı etkin kullanamamış, 2 milyon 660 binden fazla öğrenci ise EBA’ya hiç erişememiştir. Öğrencilerin yalnızca yarısının evinde sabit internet hattı mevcuttur. Kırsal bölgelerde yaşayan 1,5 milyon öğrencinin yaşadığı bölgede internet altyapısı yoktur. Öğrencilerin %5’inin televizyonu bile yoktur. EBA’ya giriş yapabilenlerin %60’ından fazlası, yani 8,5 milyon öğrenci ise dersleri küçük cep telefonu ekranından takip edebilmiştir. Öğrencilerin yalnızca %38’inin tablet ya da bilgisayara erişimi mevcuttur” 
‘Çocuk İstismarına Göz Yumuluyor’
CHP’li Açıkel, Adalet Bakanlığı’nın 2019 yılı adli istatistiklerine göre Türkiye’de “cinsel dokunulmazlığa karşı suç” kapsamında açılan 49 bin davanın yarıya yakını çocuklara karşı işlenen suçları içerdiği ve çocukların cinsel istismarı için açılan davaların sayısında 2012-2019 yılları arasında %29 artış görüldüğünü söyledi. Açıkel, kanayan bir yara olmayı sürdüren çocuk istismarı konusunda her türlü vahşete göz yumulduğunu ve neredeyse hiçbir önlem alınmadığını söyleyerek, The Economist’in Out of the Shadows (Çocuklara yönelik istismar ve cinsel suçların engellenmesi ve müdahalesine ilişkin endeks) sıralamasında Türkiye’nin 100 üzerinden sadece 56,7 puan alabilmesine dikkat çekti. 
İstismar, taciz ve şiddetin yanı sıra, AKP’nin adeta yasal zemin sağlayarak göz yumduğu çocuk yaşta evlilikler üzerinde duran CHP’li Açıkel, 2002-2020 yılları arasında 713 binden fazla kız çocuğu evlendirildiğini, 2020 yılında gerçekleşen tüm evliliklerin ise yaklaşık %3’ünü 16-17 yaşındaki kız çocukları oluşturduğunu söyledi. 
‘Aile Destekleri Sigortası, Çocukların Özgüvenli Bireyler Olarak Yetişmesini Sağlayacak’
CHP’li Açıkel, çocukların Cumhuriyet Halk Partisi’nin uygulamaya koyacağı Aile Destekleri Sigortası ve bu kapsamda verilecek desteklerle, anne karnından başlayarak her türlü fırsata sahip özgüvenli bireyler olarak yetişmelerinin sağlanacağını vurguladı. Açıkel, Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında, toplumsal yaşamın her alanında çocuğun yüksek yararını gözeten, katılımlarını sağlayan, çocuk hakları temelli bir yaklaşımın benimseyeceklerini söyledi. CHP’li Açıkel, yaşanan sorunların çözümü için şu noktalara dikkat çekti: “Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, yoksulluk ve yoksunluk çekmediği, ailesini ve kendisini geçindirmek için çalışmak zorunda kalmadığı bir Türkiye inşa etmek için sosyal devletin tüm olanaklarını seferber edeceğiz. Güçlü Sosyal Devleti yeniden tesis ederek, beslenmeden, sağlığa, eğitime ve sosyal gelişime kadar tüm ihtiyaçları, hiçbir çocuğun fırsat eşitsizliği nedeniyle mağdur olmamasını sağlayacak şekilde gidereceğiz. Nitelikli ve ücretsiz eğitimle eğitimde fırsat eşitliğini sağlayacak, çocuklarımızı şiddet ve istismar kültürüne karşı tavizsiz biçimde koruyacağız.”




ETİKET :  

Tümü